Antik Kültürlerde Deve

Antik kültürlerde ve arkeolojik kontekstlerde deve sembolü kullanıma alınmamıştır. Daha ziyade Afrika ve Ortadoğu’nun günlük yaşamında önemli yer tutan bu hayvana ait figürler batılı insanın dünyasında kendine pek yer bulamamıştır. Buna karşın batı ve doğu ülkelerinin coğrafi anlamda ortasında yer alan Anadolu coğrafyasında yaşayan insan toplulukları, bu hayvana yoğun ilgi göstermiş ve günlük yaşamının belli noktalarında severek bu hayvana yer vermiştir.

Orta ve kuzey Anadolu’da sık kullanımda olmayan deve, daha ziyade batı ve Güney Anadolu’nun vazgeçilmez taşıma ve binek hayvanı olarak şöhret bulmuştur.

Fizik yapısındaki hörgüçleri, oturma ve yatma şekliyle pek çok hayvandan farklı özellikler taşıyan deve, zaman içinde Anadolu insanının define saklantılarında da vücudunun yapısı dolayısıyla değişik simgelemelerin aracı olarak kullanılmıştır. Devenin define işareti olup olmadığına bakmadan önce de hangi nedenlerle bu hayvana böyle bir misyonun yüklenmiş olduğunu incelemek gerekir.  Devenin define işareti olarak kullanılma özelliklerini üç ana sebepte toplamak gerekir:

  1. Bilindiği gibi deve, öncelikle kervanların vazgeçilmez aracı olan bir hayvandır. Buradaki ana özelliğiyle deve yük taşır ve sahibi tarafından genellikle bir zincirle çekilir.
  2. Deve, en bilinen özelliği ile sırtında bir veya iki hörgüç bulunduran bir hayvandır.
  3. Devenin az bilinen bir özelliği ise kendisine yapılan muameleyi unutmaması ve yerine göre vefalı olması, yerine göre de kin bağlamasıdır.

Saklama Yöntemi

Define saklayıcısı olarak Anadolu’daki insanı ve arayıcı olarak da bizleri ilgilendiren üç ana konu, bu saydıklarımızdır.

Şimdi bu konular üzerindeki sis perdelerini imkânımız dâhilinde biraz aralamaya çalışalım ki deve neden önemlidir ve neden definecilikte bir simge olarak kullanılmıştır:

1/1. Deve resmi yukarıda ifade ettiğimiz gibi Roma, Bizans veya benzeri dönemlerin uygarlıklarında kullanılan bir motif değildir. Hıristiyanlık sembolizminin içinde de pek yer aldığı söylenemez. Batının din dışı ideogramları içinde de görülmemektedir. Sadece Anadolu ve çevresine has bir sembol olarak kullanılmıştır ve bu yörelerin insanı ile alakalıdır. Çünkü bu hayvanın batıda bir ulaşım ya da taşıma amaçlı kullanılması çok yaygın değildir.

Devenin yük taşıma özelliği onun dolu dolu kıymetli eşyalarla yüklü olduğunun bir simgesidir. Bu noktada define saklayıcıları, bu hayvanın simgesine farklı detaylarla pek çok anlamlar yüklemişlerdir.

  1. Deve yürür halde ise; burada takip edilmesi gerekli olan bir mesafe daha var demektir. Bu mesafe devenin yürümekte olduğu yöne göre doğru çizgidedir.
  2. Yürüyen deve resminin takip edildiği çizgi üzerinde mutlaka son bir işaret bulunmaya çalışılmalıdır. Bu ise devenin oturuyor haldeki bir görünümü olabilir. Ya da bir istavroz, bir mezar oymasına benzer şekilde yanak kayaya monte edilmiş oyuk (buna çoğu yerde göz denilir) veya bir çarpı resmi, bir omega gibi belirleyici bir işaretin bulunması gerekir.
  3. Bu son işaret arazi şartlarının durumuna göre 11, 21 veya 40 adımda bulunabilir.
  4. Deveyi çeken bir merkep veya bir çoban varsa burada bir de zincir var demektir. Şayet zincirin halkaları sayılabiliyorsa bu durumda zincir halkalarının sayısı miktarınca bir adımlama gerekecektir.
  5. Bu yoksa devenin veya çobanın üzerinde bazı motiflerin bir rakam çizelgesi bulunabilecektir. Her türlü çizginin ve noktalamanın çok detaylı bir biçimde incelenmesi şarttır.
  6. Deve oturur halde ise, bu durumda define saklantısı kesinlikle hemen burada bir yerdedir. İkinci maddede (aşağıda) açıklayacağımız üzere artık bu noktada bazı işaretlerin bulunması kaçınılmazdır.

 

2/2.   Deve, bilindiği gibi hörgüçlü bir hayvandır. Sıkça ifade ettiğimiz gibi bazı hayvanlar genel yapılarıyla, bazıları da özellik taşıyan organlarıyla bir kısım düşünceleri yansıtır ve semboller olarak karşımıza çıkarlar. Kitabımızın “Sansar ve Yılan” maddelerinde de görüleceği üzere bu hayvanların bazı özel organları veya genel yapıları sembolizmle uğraşanlar tarafından simgeleştirilmiş ve özel manalar yüklenerek kullanılmışlardır. Sansar’ın gözü bir tümülüsün habercisi olduğu gibi; Yılan’ın vücudundaki kıvrım da yine bir Tümülüs mezarın anlatımıdır.

Bizim deve ile ilgili olarak anlatacağımız husus da budur: Devenin hörgücü kesinlikle bir tümülüsün işaretidir. Bu bir veya iki adet olabilir. Hangisi ise çizilen resim ona göre hesap kitap içine alınmış demektir.

Burada önemli olan konuya parmak basalım; deve resminin bulunduğu yerde aranacak olan ve bizim de “Tümülüs” olarak ifade ettiğimiz şey, kesinlikle bir mezar Tümülüs değildir. Aksine sadece define yerinin belirlenmesi için yapılmış olan özel bir mekândır ve burası bir taş yığını olabileceği gibi, herhangi bir göze batan kayanın altı da olabilir. Buna özellikle dikkat etmek gerekir.

 

3/3. Son olarak devenin hem vefalı ve hem de kinci bir hayvan oluşundan bahsettik. Bunu biraz açarsak; burada sembolizmin önemli bir yönünü ortaya koymak gerekecektir. Zira semboller bohçalanarak bir konunun çok açık fakat gizli olarak anlatımıdır diye sıkça bahsediyoruz. Sembol, kendisini tanıyan insana pek çok şeyi açık ve net olarak anlatan dilsiz ama aynı zamanda sır tutmayan geveze bir malzemedir. O sizinle uzun zamandır sakladığı sırları paylaşabilir ve sinesinde gizli olan her şeyi açık edebilir. Bu bakımdan vefalıdır. Ama dilinden anlamazsanız, o takdirde vefasızdır ve ketumdur,  hiçbir şeyini söylemez.

İşte deve hayvanı vefa ve sır tutma özellikleri ile bilindiği için define sembolizminde özenle ve önemle seçilmiş farklı bir hayvandır. Onun olduğu yerde bir hazine olabilir. Önemli bir saklantı bulunabilir. Ancak onu tanımak ve onunla konuşabilmek önemlidir.

Deve sembolünü azınlıklarla beraber muhtelif eşkıya toplulukları da kullanmışlardır. Devenin üzerinde yük varsa doludur ve yakınında aranmalıdır. (konaklama yeri, çeşme, pınar, han vs).

Şayet yükü yoksa çevrede kesinlikle bir şey yoktur, kervan yolu olduğunu belirtir. Deve nişanında önemli olan “Oturan Deve” dir. Yükteki mal, o bölgedeki kuyu, bataklık, büyük kaya, mağara gibi yerlere acil olarak konmuş (eşkıya tarafından sıkıştırıldığını anlamış) daha sonra kaçmış veya öldürülmüş kişi veya genellikle de toplulukların saklı malzemesidir. Anlatımı yapılan işaret eğer çözülebilirse; bu tür bir mekânda defineye ulaşmak çok da zor olan bir şey değildir.

Deve mağara içinde ise; ayakta veya oturuyor olması fark etmez, emanet mağara içindedir.

Deve İşareti Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Deve konusunda çok yaygın kanaat halinde bilinen şu bilgileri kısa, öz olarak aklınızda tutunuz:

Deve ; —Üzerinde yük varsa, dolu…

— Yük yoksa boştur, kervan yolu üzerindesiniz…

— Mağara içinde ise; emaneti mağarada…

— Dışarıda ise; kervan yolu üzerinde…

— Oturuyorsa malzeme oradadır…

— Yürür halde ise; kendi yönünde devam ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.